Sunday, February 14, 2016

Eyy SEVGİLİ Gün!

Bir çay demlesem! Otursak da sohbet etsek? Ben hayallerimden bahsetsem, nerelere gitmek istediğimden, sen hayalindeki karavanı anlatsan bana! Desen ki yine, gideriz, beğenmedik mi, evimiz sırtımızda kaplumbağa misali, ver elini başka bir mesire yeri! Sonra bana anne olduktan sonra, kendi hayatımı çok ihmal ettiğimden dem vursan, "lütfen kendini ihmal etme" desen, ben bu cümlenin sihirini bütün damarlarımda hissetsem, o güzellikle birden saçlarım uzasa mesela, sonra ben desem ki, bir günlüğüne, öğrencilik yıllarına dönsek sahaflara gidip kitapları koklayıp, en güzel kokulu olanı yakalama oyunu oynasak, Beyoğlu'nda aylak aylak dolaşsak mesela, Dolmabahçe'nin kıyısında denize karşı çay içsek yeniden. Taşkışla'ya sırtımızı verip, Beşiktaş ' a   yürüsek mırıl mırıl konuşsak, güzel şeylerden bahsetsek. Hep ışıltılı gelen mezuniyet sonrasını hayal etsek... Bir de mısır patlatalım mı? "Hayat Güzeldir"i izleriz belki...
 
Bir çay demlesem, hayatımın tüm yükleri, çayın yapraklarının içine hapsolsa, süzülüverse kolayca  ve   kalan demli çay damağımı şenlendirse... En güzel kokoreççi diye, Üsküdar'ı alt-üst etsek yine ve yine desek ki, "yaaa ne varsa 'simit-çay'da var, hem öğrenciye en yaraşan ikili"...
 
Zaman yetecek mi hayalleri gerçekleştirmeye? Bazen gerçekleşmeyeceğini bile bile o hayale tutunmaya, bir sürü rengarenk balona tutunmuş gibi gökyüzünde o hayalin etkisiyle uçmaya.... 
 
Zaman, öyle hızlı, öyle hoyrat, öyle kırıcı ve insanı büyütmeye, büyütürken tüketmeye öyle ant içmiş ki, 'an' ı yaşamayı insana öyle unutturuyor ki... Hatırlatsan bana bazen...
 
Bir çay demlesem, demlensek biz de çayın güzelliğiyle. Sıcacık sohbet etsek, hayatın yükleri çayın tortusuyla süzülse...

Sevgili günüymüş? Bir çay demlesek mesela, bugünü kutlamak için! İlle de kutlamak gerekirse işte, sohbet etsek biraz da yetmez mi?
 
Ey sevgili gün! "Baaak bana ne  almııııış?" Sevginin göstergesini, onun hüznünü hissetmek, saçını okşamak yerine bir "eder" bir "madde" karşılığı olsun diye kıvranan, ilişkimizin bir haftası, bir ayı, kırkının çıkması, ikibuçukuncu sene-i devriyesi diye diye bezdiren, tüketime ve harcamaya yönelten zihniyete hizmet eden pek SEVGİLİ gününüz kutlu ve mutlu olsun!!! MU???

2 comments:

jaleceanne said...

Ne güzel anlatmışsın canım. Ne samimi ve bence gerçek bir paylaşım. Senin de kutlu olsun. Mu? :)))

Girno said...

Canımmm Jale <3 yorumlarını özlemiştim ;) çok teşekkürler. Sevgi ise amaç, kutlu olsun evet :*