Friday, July 01, 2016

Kış Günlükleri-2

Emre dayı gelmişse, resimler yapılır, kitaplar okunur. Bir de maket yapılmaz mı canım?





Evin yakınlarına bir kahveci açılırsa, sıcak çikolata içmek için yürüyüş yapabiliriz.





Yanımızda, defter, kitap götürmeden olur mu, lmaz tabi ki. Yazmalı, okumalıyız :)


Bu kedicik de sahipleri gibi bayılıyor sıcak çikolataya. Kafede köfte yemeğe karar verince Lorin, evyapımı sıcak çiklolata servis edilir. 


O sırada Van'da olan babadan fotoğraf gelir.





Haftasonları spor zamanlarıdır. Jimnastik ve voleybol için spor salonuna gidilmelidir. 



Spor salonu İstanbul'un tepelerinden birinde ise, yağan kar ile Uludağ'da hissedebilir insan kendini. Ver elini kar oyunları...





Ertesi gün okul zamanı. Haftasonu bitmiş, karlar erimişse demek ki. Evden Ada ve Lorin'i görünce hızla çıkan bir sabah Emre'si ile güne başlamak...


İşte benim kitap ayracı koleksiyonumdan bir kuble.


#okulyolunda bir başka sabah.


Annesi Kız kulesi'ni çok seviyor diye, salondaki tablodan annesine sürpriz çizmeye başlamış. Ve ablası da katılmış.


Öğretmenleri ile bazı bıdıklar.



Yine bir okul yolunda..

Lorin ve sınıf arkadaşları.


Gülten ile bir kaçamak gününden bir enstantane..


Günün akşam üzerinde okuldan çocukları alıp, Gülten, Beril, Gülse üçlüsünün evine gitmeler...



Van'dan gelen baba ile oyun oynayan kuzular.


Hayatımın en güzel içeceği, tabi ki çay. Çok ama çok seviyorum çay içmeyi. Sabahları çay ile açmazsam günüm güzel geçmiyor ve başım ağrıyor. Bana sahiden de kendimi iyi hissettiriyor.


Yine bir haftasonu ve yine bir spor günü. Saati ve arkadaşlarımızı beklerken, cafesinde kitap okunmalı.





No comments: