Thursday, July 14, 2016

Ne Varsa Çocuk Resimlerinde Var

Mavi Ay dizisini hatırlayanınız var mı? Yandan yandan gülümseyen (Bruce Wiils) David ve sarışın ve zeki ortağı Meggy'yi hayranlıkla izlemeyen var mı? 90'lı yıllara denk gelmiş gençlerden sevmeyen azdır! Bir de efsane bir karakter vardı bana göre! Asıl ben onu heyecanla beklerdim. Bayan Topesto! Telefonlra bakan asistanları idi Topesto. Ve telefonu şöyle açardı, replik hala aklımda; "Eviniz mi yandı? Kocanız mı sizi terketti? Aldatılıyor musunuz? Dedektife mi ihtiyacınız var? Kedniniz evden mi kaçtı? Yoksa...." diye uzunca bir açılış cümlesinden sonra konuya girerdi Topesto'muz! Fazlaca sakar ama bir o kadar da sevimli ve saftı! Hani "çocuksu" diyebileceğimiz türden, henüz kirlenmemiş diye! Henüz entrikalarla tanışmamış diye, henüz hesap kitap yapmadığı için...

Şimdi ben de o hesap, başlıyorum!
Alo!
Moraliniz mi bozuldu?
Ruhunuz mu daraldı?
İçiniz mi karardı?
Dünyaya umut tohumları serpmek için gücünüz mü kalmadı?
Kendinizde doğrulacak, yaşama tutunacak heyecanı bulamıyor musunuz?

Hemen çocuğunuza, o yoksa, yanınızdaki, yörenizdeki bir çocuğa, bir kutu renkli boya kalemi ve bir kağıt verin. Ve seyreyleyin cümbüşü! Renklerin şölenini! Olmayanı nasıl da oldurduğunu! Hatta bir hayaliniz varsa onu çizdirin, göreceksiniz, sizin bir kağıda nasıl dökeceğinizi düşünemediğiniz bir sürü ayrıntıyı dökecektir ustaca! Şaşıracaksınız. Hatta moda tabiriyle "totem" yapın. Asın o resmi izin verirse size, görebileceğiniz bir yere ve her gün bakın, içiniz açılsın! İçinize her gün yaşama sevinci dolsun! Ulaşmak istediğiniz o noktanın nasıl renkli yollarla bezendiğini görün. Kuytulara attığınız o içinizdeki çocuğun, hayal gücü biraz kıpırdanır belki? Ne dersiniz?

Sonra şarkıda dediği gibi, "İçindeki çocuğa sarıl, sana insanı anlatır!"





Aramızda kalbini maviye boyayıp, balon yapıp uçurmak için gardrobun yan tarafını seçenler var! Kim olabilir, tabi ki Lorin! Çünkü ne varsa çocuk resimlerinde var!





Sen hiç çiçekten prenses tacı, boncuktan kolyesi ve uzun saçlarını iki yandan toplamış kedi gördün mü? Görmediysen şimdi gör! Çünkü bu ancak bir çocuğun hayal dünyasının kağıda yansıyan halidir, naiftir, güzeldir ve en çok da  sınırsızdır! İşte  ne varsa çoocuk resimlerinde var! Hayat var, umut var, çizginin öte tarafı var! Olmayanı olduran, mümkünsüzü kolayca mümkün kılan güç var!



Sonra hiç düşünebilir misin, bir gün olmayan bir şeyin yerine kendin üretmeyi, hem de daha 4 yaşındayken! "Anne ben küçükken etiketim yoktu, kendim yapmıştım bak" diyen Lorin'in resmine bakakaldın mı? Şaşırdın mı dünyanın nasıl böyle renklerini kaybettiğine? Bezendi mi seninde bir anda yanın yören renklerle? Çıkıverdin mi bulutların en üstüne?


Güzelim saçlar, nefis renkler, zıpçıktı haller, bir rahatlık, bir ferahlık, değme kuaförlere taş çıkartacak siyahlı-kahverengili kıvırcık saçlara düz sarı perçemler, mor gözler, yerlere kadar etekler, hep gülen yüzler, kıpkırmızı ağızlar, amaaaaan canım kollar olmasa da olur! Sen hep gül yeter, hep en iyi tarafından bak yeter...


Elbisem siyahsa n'olmuş yani? Saçlarım masmavi işte! Saçımdakini toka sanıyorsanız, yanılıyooorsunuz, o halis muhlis bir kelebektir, çünkü ben güzel kokulu bir çiçeğim daha. Dudaklarım kalbe benzer, çünkü hep sevgi kelimeleri düşmez dilimden. Ha bir de antenlerim var, sandığınızdan daha açıktır algılarım, tahmininizden daha çoğunu hissederim! Çünkü ben çocuğum! Henüz ki,msenin bozkırlarımda koşmasına izin vermiyrum, sazlıklarıma ayak değmedi daha. Bazen fütursuzca girenler ooluyoor sınırlarıma, onları sen de benim için uyarır mısın? Ve yapacağın her şey için benden izin ister misin, Lütfen?



O zaman bir kez daha, içindeki çocuğa sarıl, sana İNSANı anlatır...





No comments: