Monday, August 22, 2016

Atık Hazineler

Bugüne kadar aldığım en güzel hediyelerden biri. Sadece kağıt, kalem, makas ve biraz yapışkan ile harika vakit geçirmenin garantisini veriyorum.  Tam 3 yıl önceydi, tatildeydik. Yanımıza sınırlı sayıda oyuncak almıştık. Çocuk milleti oyuncakları burnunun dibindeyken çok da ihtiyaç duymaz ve belki de elinin altında olma rahatlığı iyi gelir onlara. Ama uzağındayken  "keşke şu oyuncağım da yanımda olsaydı, keşke kedimi getirseydim, ayıcığım nerede? bana valize sığmaz dedin" gibi bilumum serzenişler de bulunabilirler. O an yanlarında olanları değil, olmayanları isterler. İşte böyle zamanlarda verin eline basit bir kaç malzeme, yaptıklarına şaşırın. Hatta siz de katılın ve bu sihirli anların tadını çıkarın. Ada ve Lorin o gün bir kedi de bana yaptılar. "Aman çocuğun derdine bak, oyuncağını almamışmışım" demeyip, onlara tuvalet kağıdı rulosu, her tür kağıt kuğut, boş kutu, karton buluşturursanız, harika bir terapi oluyor, hem size, hem onlara. Üç yıl öncesinin hikayesini hatırlamak iyi geldi bu sabah bana! Kızlar uyansalar da beraber bir şeyler üretsek yine biriktirdiğimiz atık malzemelerden. Evet biz tam bir çöpcü balığı olduk hem evimizde, hem de başka şehirlerde. Şu an Van'dayız ve ben burada da bir sürü kutu ve atık biriktirdim. Hatta geçen gün Ada'nın canı çok sıkılıyordu. "Yapacak birşey yok burada" diyordu. Hemen el süpürgesinin kutusunu, biriktirdiğim bütün tuvalet kağıdı rulolarını, yumurta kartonlarını, satın aldığımız ama çok da işe yaramayan folyodan kaseleri, önüne döktüm. (Habip geçen gün atmak isteyince, izin vermemiştim.) Lorin de o an izlediği TV'yi bırakıp koşarak geldi. İkisinin de gözleri parladı, sanırsın hazine dökmüşüm önlerine. İşte böyle canım kedicik, kızlarımın yaptığı en harika hediyesin ve şu an bile bu yorgun ama yorgunluğunu çocuklarına göstermeyen psikolojime iyi geldin. Annelik en iyi terapi imiş meğer. Ve kağıt deyip geçmemek lazımmış. Ve neymiş?  En güzel oyuncak atık malzemelerden yapılanmış. 

İşte bu söz konusu kedicik, üç yıl öncesinden. Bodrum tatilinden...


Biz hep aynıymışız. Bu da iki yıl öncesinin aynı günlü paylaşımı. Bu kez İstanbul'da evdeymişiz. Ve şöyle bir not düşmüşüm fotoğrafın altına; "Evde boyayabileceğim bir şey var mı? diyor, aldığı guaj boyayı kullanmak istiyormuş. Yani tersten gidiyoruz. Önce boyanacak malzemeyi bulup, ona göre boya almak yerine, önce boyaları alıp, sonra neyi boyayabileceğimizi buluyoruz. Bugün de tahta kaşıklarıma göz koydular. Vermeyeceksin de n'apacaksın?  


Bu da son fotoğraf, bugünleri temsilen. Van dolaylarından...



No comments: