Thursday, November 24, 2016

Çocuklarla #teog Tatili


Teog ismini duyduğum da bile tüylerim diken diken oluyor. Tıpkı yıllar öncesinin ÖSS-ÖYS adlarını duyduğumdaki hisler gibi. Arada bir kaç fark var tabi ki. Öncelikle bizler lise bitirme ve üniversite çağında iken, şimdinin kuzuları ortaokul çağında bu stres ile başa çıkmaya çalışıyorlar. Daha önemli bir fark ise, bu kez çocuğum söz konusu ve bu her şeyden daha zor!

Ada henüz 6. sınıfta olduğuna göre, bu yıl ki #teog tatilini eğlenceye çevirebiliriz. Zira hafta içi okul ve dersler, haftasonu spor derken pek de bir şeye vakit ayıramamıştık diyebilirim. Öyleyse Lorin'in uzun zamandır istediği gibi Kidzania'ya gidebilirdik. Daha doğrusu zaten başka bir şansımız yoktu. Lorin adeta dayattı. Bir kaç gün öncesinden çanta hazırlıklarına başladı. Giyeceklerine bir türlü karar veremedi. Eski Kidzania paralarını nam-ı diğer "kidzos"larını hazırladı filan. Ayrıca bir gün önce de "çok heyecanlıyım, nasıl uyuyacağımı bilmiyorum" "kidzania'ya gidecegimiz icin cok mutluyum" açıklamalar ile bizleri daha da mecbur bıraktı. Ablamız gitmeyi istemiyordu. Hem artık büyüdüğünden mütevellit başka bir şeyler yapalım diye düşünüyordu. Böyle günlerin tadı kiminle çıkardı peki? Suç ortağı bir arkadaş ile pek tabi :)

Arkadaşım Zerrin ile plan yaptık. Çocukları bölüştük. Aslında bizim gibi aynı yaşlarda iki kızı olup da kızları iyi anlaşan anneler çok şanslılar. Çünkü onlar oynarken ya da bir şeyler paylaşırken, bizler de çay eşliğinde sohbete fırsat bulup, ergenlik mağduresi anneler olarak dertleşebiliyoruz :) Üstelik akran olunca çocuklar, dersleri de ortak oluyor dertleri de. Bu koca günü çocukları paylaşarak ayrı geçirecektik arkadaşımla ama olsundu,  ana olmanın kaderi de bu değil miydi? Sen değil, çocuk mutlu olacak, bunu kafana iyice sok!
Şaka bir yana, elbette bu tatilde "çocuklar mutlu olursa biz de mutlu olacağız" mottosuyla istikamet ileri diyerek, Defne ve Lorin ikilisi ile Kidzania'da aldık soluğu. Ergenyus ablalar ile takılacağı için endişelenmekte olan Zerrin "Bu miniklerle işin kolay" diyor ve oldukça yanılıyordu. Büyümüş havalarındaki iki kafadar beni istemyor, köşe bucak kaçmaya çalışıyor, tek başlarına Kidzania'nın tadını çıkarmayı planlıyorlardı. Oysa unuttukları bir şey vardı. Hem zebellah gibi başlarındaydım, hem de fotoğraf çekme merakımdan dolayı peşlerini bırakmama imkan yoktu.
Bir süre köşe kapmaca oynadık ama sonrasında kızlar benimle birlikte oyunlara katılmaya ikna olmuş olmalılar ki daha fazla direnemediler. Zira tatil dolayısıyla sanki bütün İstanbul ve hatta çevre iller soluğu Kidzania'da almışlardı. Öyle kalabalıktı ki çocukların hepsi akın etmiş gibiydiler. Aslında ben kızları zaman zaman yalnız bırakmayı düşünüyorduysam da, bırakamadım kalabalık dolayısıyla. İkisi de minik olduğundan arada ezilebilirlerdi. Belki sadece çocuklar olsa  bırakılabilir ama anneler de olduğu için bırakamadım. Seneye biraz daha büyüyecekleri için ve sakin bir günde bırakabilirim diyorum.
Gelelim Kidzania'ya. Bilenler bilir, Kidzania denilen çocuk ilkesinde, bazı aktivitelere Kidzania'nın para birimi olan #kidzos ödenirken, bazı aktivitelerden ise para kazanılıyor. Bizimkiler para kazanma derdine erkenden düştüler. Öyleydi, böyleydi derken çeşitli aktivitelere sıra bulduğumuz kadar katıldık çocuklarla. Katıldık diyorum, ziyadesiyle yaşadım çünkü ben de kuzularla. Zaten insanın çocuk olası geliyor, bizim zamanımızda Kidzania vardı da biz mi gitmedik? Gerçi belki çocukları kanırıyoruz, kimbilir? Zira sokakta oynadığımız, oynarken de iletişimin her türünü yaşadığımız çocuklardık biz. Şimdilerin Kidzania'sına beş basmaz mı?

Biz Kidzania ülkesinde o aktivite senin, bu aktivite benim katılırken, o sırada ablalar da sinemaya gitmişlerdi. Üstelik filme yalnız girmek istedikleri için, Zerrin onları yalnız bırakmış. Ablaların film keyfinden sonra, 6D bir film gösterimini ücretsiz yapan Ülker'in salonuna girmişler. Kidzania sonrası biz de aynısını yaptık. Günün sonunda, ablalar Zerrin ile eve dönüp çoktan ders yapmaya başladılar, biz de miniklerle anneme uğrayıp öğretmenler gününü kutladık. Saat 9:30 civarlarında biraraya gelmeyi başardık. Hep birlikte oturduk, yemek yedik, çay sohbeti ve günün değerlendirmesini yapacak vakit bile bulduk. Gerçekten yorucu da olsa, çocuklu ve aktiviteli bir gün insana iyi geliyor, kesin bilgi. 


















No comments: