Wednesday, April 12, 2017

Haddini Bil!

Bugünlerde çok yorgunum, bunu başka bir postta anlatacağım. Şimdi başka bir diyalog yazmak için oturdum. Dedim ya, yorgunum. Ve sanırım bunu çok fazla dile getirmiş olmalıyım (kendimden utandım) Lorin ve Ada geçen sabah "annelik zor mu?" diye sordular. Öyle dediklerinde de, höykürerek, içimdeki sevgiyi çağıldatarak onlara sarılıp "ayyy sizinle hayat çok güzel" diyorum. Tabi ki bazen zor! Neyse işte, ben de herkes kadar zorlanıyorum.
 
Ne diyordum, Lorin'in hasta olduğu bir gün Ada'yı okuldan almaya gidiyoruz birlikte. Bir yandan da sohbet ediyoruz. Lorin:
 
"Ben" dedi, (elindeki oyuncak kediyi kastederek) "kedimi çocuğuma saklayacağım. Anne olunca senin gibi olacagim bir de". "Ahh! canım benim" dedim, ben şimdi zorlanıyorum ve ona destek olmak için hemen atladim, "ben sana yardım ederim, çocuğun olunca, ben ona bakarım, sen de çalışırsın" dedim. Öyle ulvi bir şey demiştim ki, kendimle gurur duyuyorum bir yandan da...
 
Lorin cevap verdi, 
"Kusura bakma anne ama, o benim çocuğum, anneliğimi yaşamak isterim, bunun nasıl bir his olduğunu bilmek isterim, sen değil ona ben annelik yapacağım!" Şaşkınlıktan ağzı bir karış açık, geleceğin anneannesi olarak, durmam gereken yeri şimdiden bilerek, araba kullanmaya devam ettim. 
 
Lorin ekledi,
"Ama üzülme, gerektiğinde yardım isterim senden" dedi ve radyodaki şarkıya eşlik etmeye devam etti. 
 
Benimse kulaklarımda Kibariye'nin annesinin repliği yankılandı: Şöfeeeerr, şöfeeer, şöfersin sen haddini bil!
 
 


No comments: