Monday, September 11, 2017

Eti de Benim Kemiği de!

9 yıl önce kreşin ilk günü! Size duygularımı anlatsam roman olur. Uzun yazmayı da pek sevmem hani🙈 Lorin daha ortada yok. En çömezinden anneyim daha😇 İçimin titremesini size anlatamam. Anlatıyorum çünkü bilin nasıl beter bir şey bu annelik! Hele çocuğu ilk kez okula giden anneleri iyi anlayın diye. Onlar farklı bir ırk gibidirler, onlara iyi davranın🙈 Şaşırmayın! Sanırsınız sınırda askerlik yapmaya, ne bileyim ulvi bir görev için yurt dışına ya da kına gecesinden sonra upuzaakk(!) bir köye gelin/damat yolluyorsun! Bir ağlamalar, bir dövünmeler, bir haykırışlar, bir höykürmeler gırla gitsin. Ona uzaylıya bakar gibi bakmayın. Onu sevin, ihtiyacı olan sadece sarılıp, "ah canım seni anlıyorum" dur. Başka hiç bir şey onu teselli etmez. Çünkü çocuğuna ondan başka kimse iyi bakamaz, ondan başka kimse terini kontrol etmez, dudağını büzünce kimse sarılıp öpmez, bööyyle bir bakışıyla su istediğini anlayıp, uçarak ona su neyin getirmez hiç kimse. Hemen o geeeennniiişşş hayal gücü devreye girer. Bir köşede boynunu bükmüş oturan sınıfın en ücra köşesinde kalmış ya da bir başka çocuk tarafından itilip kakılan çocuğunu görürsün. Tam o an "çoocuuummm" diye haykırarak ve insanları yararak okula gitmeye çalışırsın. Umarım böyle anlarda, zavallı eşin, sakin bir arkadaşın, ne biliyim kıdemli bir anne dostun ya da içtiği kahve boyunca seni dinlemek zorunda kalan hali içler acısı da olsa seni teskin eden bir komşun vardır. Bu insanlardan biri seni durdurursa ne ala! Yoksa o deli gücü ile gidip o okulu müdür, müdür muavini, öğretmenler ile birlikte herkesin kafalarına geçirip, "çocum" unu çekip o bedbahtlıktan kurtarabilmelisin! Eğer çalışıyorsan için içini yese de, işe güce dalma şansın ve birinin kafasını ütülememe şansın var! Eğer oldu da, tüm herkeslere rağmen, okuldan (sana göre toplama kampı ve az sonra işkence odalarına girecekler) çocuğunu almaya gidersin ve sakince parkta kaydığını ya da kutu kutu pense oynadığını görüp de şaşkınlıktan küçük dilini yutabilirsin. Hiiiiiiç sanki o kurguları sen kafanda yaratmamış gibi, hemen eşe dosta o anı gösterme isteği  ile yanıp tutuşabilirsin. İşte bu hızlı geçişler var ya duygular arasındaki seni anne yapan delilik anları bunlar işte. Ağlak moddan, "bak teyzesi çocum tek başına kaydıraktan kayıyor" moduna geçiş arasında saliseler var. Hatta bir de ismini söylese, "bak o ismini söyleyen benim çocuk, kurban olsunlar nasıl da bildi" diye gururla dürteceksin dirseğinle yanındaki zavallı bir kolu. O arada tesadüfen öğretmen ile göz göze geldin diyelim; hani "geçiyordum uğradım" edası ile "eti senin kemiği benim öğretmenim" modunu hissettirerek oradan hızla uzaklaşırsın. Sanki az önce hıçkırarak yollardan gelmemiş, çocuğunu toplama kampında hayal etmemiştin. Çocukken her gün "tekerlekli patenim ve wolkmanim olsun" diye Allaha dua ederken, şimdi "keşke kara bir sinek olsam, çocumun sınıfında uçsam, her şeye tanık olsam, ona, kuzucuğuma, benim tontişkoma nasıl davranıyorlar görsem!" diye ne dualar ediyorsun. Ayyhhh, sayın çömez anne, sana buradan, kıdemli anneden bir çift lafım var. Çocuğunu rahat bırak, öğretmenine güven, bir de şimdi yollarken için titriyor ya hani, yarın öbür gün, okula bırakıp kaçacaksın söyleyeyim🙈. Hatta bu günleri çarçabuk unutacak havaya bile gireceksin. Yeni bir çömez anne yanına gelince, "ayhh iyi bakıyolar mığğ?" Deyince bıyık altından gülecek, yazdığı senaryoları kahkahalarla başkasına anlatacaksın! Sakin ol sayın anne.  Küçük br sır ver ona, de ki: "Çocuklarımızdan ayrılamayan biziz. Yeni durumlara alışmakta zorlanan biziz. Çocuklar daha çabuk adapte oluyorlar. Ama şunu hiç unutma! Senin bütün endişen çocuğa geçiyor. Başlıyor o da tedirgin olmaya, yeni ortamlardan ürkmeye! Sen sakin olursan, daha kolay kabulleniyor. Onu askere uğurlar gibi yollama! Unutma eğer okula da başladıysa birey olma yoluna girdi. Bunu şimdiden kabullen. Eğer güvendiğin bir yerse rahat ol. Kurgu yapma, şüphe duyma, yönetmeni olduğun filmler çevirme Allah aşkına. Sen annesin canım, bi olgun ol!"


Haa bir de ben bunları hissetmedim, yaşamadım, yanlış anlaşılmasın, gözlem gücümü kullandım, bir de "bir arkadaş" ın başına gelmiş, o anlattıydı! 🙈🙈🙈

No comments: